|
1. VELİ REHBERLİĞİ ANTALYA AÇI DERSHANESİ bilimsel kalıplara oturmuş eğitim anlayışı ve profesyonel kadrosuyla 10 yıldır eğitim hizmeti vermektedir. AÇI DERSHANESİ eğitim ve öğretimi her türlü maddi anlayışın üstünde tutan, bireye değer veren, severek öğretme prensibiyle hareket eden bir öğretmen kuruluşudur. Bu anlayışın sonucu olarak da Antalya’da ve Türkiye’de üstün başarılar sağlamanın haklı gururunu yaşamaktadır. Rehberlik biriminin amacı; öğrencilerin kendilerini tanımalarını ve kabul etmelerini sağlayarak sağlıklı kararlar alabilen, problem çözebilen, kendini açık ve net bir şekilde ifade edebilen, hoşgörülü ve çevresiyle uyum içinde olabilen bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır. Rehberlik birimimizin ilkeleri ise şu şekilde sıralanabilir:
Abraham Lincoln’dan Oğlunun Öğretmenine Mektup … “ Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona: ‘ her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır ‘ Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona. Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını. Eğer yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği zamanlar da tanı. Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi. Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona. Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma. Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret. Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret. Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini. Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret. Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkmasını öğret ona ve3 eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa dimdik dikilip savaşmasını öğret. Ona nazik davran ama onu kucaklama. Çünkü, çeliği ancak ateş saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesaretine sahip olsun, bırak cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır. Bu, büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsin bir bakalım. O ne kadar iyi, küçük bir insan. Oğlum…” Anne – Baba Olmak Zor İş Eskiden çocuğunu iyi yetiştirmek için el yordamıyla ilerlemeye çalışan ebeveynler günümüzde bilgi kirliliği içerisinde ilerleyip doğru adımları atmaya çalışıyorlar. Çocuk yetiştirmede altın kurallara baktığınızda kitaplardaki bilgilerle gerçek hayatta karşılaşılan sorunların çözülemeyeceğini düşünen anne ve babalar bu konuda kendilerini çaresiz hissetmektedirler. Halbuki her şey kitaplarda anlatıldığı kadar kolay mı? Çocuklarınızla göz teması kurun, onları dinleyin, sakin olun vs… Tabi ki kitap bilgileri anne babalar için kılavuzumuz olmalı. Esas olan anne babanın sahip olması gereken özellikler sakinlik ve sabırdır. Özellikle ergenlik döneminde bir gencin ani öfkelerini kitaplardan okuyabiliriz ve bunun normal olduğunu bilebiliriz. Ama ergenin bu ani çıkışının anne babada meydana getirdiği kırgınlık ve kızgınlığı kontrol edebilmesi, sakin kalabilmesi çok zordur. İşte bu noktada sakin ve sabırlı olabilmeli ve doğru yaklaşım gösterilebilmelidir. Unutulmamalıdır ki ebeveynler de birer makine değil. Çocuklarının yetiştirilmesinde değişik yaklaşım biçimlerinin hangisinin doğru olduğunu belirlemeye çalışırlarken; gerçekler, duygusal çalkantılar onları yeteri kadar zorlamaktadır. İlk önce onları anlayalım. Onlar “iyi” oldukları sürece çocuklarına karşı “iyi ebeveyn” olabilirler. |